Başarının Bilimi

Başarının Bilimi

“Hiç kimde başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır.” -Konfiçyüs

Mümin Sekman’ın “Başarı Bilimi” adlı kitabını çok severek okudum. Genelde içinde bilimsel verilere yer veren kitaplar benim çok daha fazla dikkatimi çekiyor. Araştırmaların nümerik sonuçları bahsedilen bilgiyi akılda tutmaya değer kılıyor.

Bu kitabında yazar,

-“Neden başarının bilimi yok?”

– “Neden başarının fakültesi yok?” sorularından yola çıkıyor. Bu sorulara kafa yorarken eline “Uygarlık Tarihi” adlı bir kitap geçiyor. Kitabı okurken karşısına modern bilimin kurucu babalarından Bacon’ın dört yüz yıl kadar önce “Hayatta başarılı olma bilimi” kurulmasını önerdiği paragraf çıkıyor. O an evrende yalnız olmadığının ispatı olan zafer duygusu ile çok büyük bir mutluluk yaşıyor. Kitap, Francis Bacon’a ithaf edilmiş.

“Başarı Bilimi”nin varlık nedenini Sekman, “Farklı bilimlerin başarıyla ilgili araştırmalarını sistematik olarak tarayıp en kullanışlı olanlarını seçip akıcı ve anlaşılır bir dille anlatmak.” şeklinde özetliyor.

Ben kitabı, giriş kısmında yer alan tavsiyeye uyarak okudum, yani anlatılanları üç boyutlu olarak kafamda çevirdim:

– Birinci boyut: Öğrendiklerimin gündelik hayatımdaki karşılıkları nelerdir?

– İkinci boyut: Bu yeni bilgi geçmişte yaptığım eylemleri nasıl açıklıyor?

– Üçüncü boyut: Bu bilgiyi gelecekte hangi durumlarda kullanabilirim?

Kitaptaki çalışmalardan benim en çok dikkatimi çeken “İrade Geliştirme ve Koruma Bilimi” araştırmaları oldu. İradeyi geliştirmek için yapılabilecekler arasında aşağıdaki maddeler sayılabilir:

– Dikkati başka yöne odaklamak.

– Tutarlı karakter sergilemek. (Elimizde TV kumandası varken çocuğumuzdan kitap okumasını isteyemeyiz.)

– İradeyi servis dışı bırakacak şeylerin farkında olmak, tetikleyicilerden uzak durmak. (Diyet yapıyorsak eve abur cubur sokmamalıyız.)

– Gelecekte ulaşılacak çekici hayaller kurmak.

– Önleyici kararları baştan almak. (Alışveriş yapmak istemiyorsak, dışarı çıkarken yanımıza kredi kartı almamalıyız veya sadece harcamak istediğimiz kadar para almalıyız.)

– Hedefi ölçülebilir bir dille ifade etmek. ( “Daha çok spora gideceğim.” yerine “Pazartesi ve çarşamba günleri spora gideceğim.” gibi.)

– Stresten uzak durmak.

Araştırmayı kısaca, “İrade gücümüzün sınırsız bir kaynak olmadığının farkında olup önceliklerimiz doğrultusunda enerjimizi efektif kullanmalıyız. İyi uyku, doğru beslenme, gerçekçi beklentiler ve stresi azaltılmış yaşam tarzının irade gücünün de temeli olduğu gerçeğini aklımızın hep bir köşesinde bulundurmalıyız.” şeklinde özetleyebiliriz.

Okumaktan çok zevk aldığım bir diğer araştırma ise “On Bin Saat Kuralı: Bir İşin Uzmanı Olmak Kaç Saatinizi Alır?” idi. Bu konu benim çok merak ettiğim soruları çıkış noktası olarak kabul etmişti:

– Bir meslekte başarılı olmanın sırrı nedir?

– Bunun için ne kadar süre gerekir?

Yapılan araştırmaların sonucunda aşağıdaki formüle ulaşılmış:

Organik Başarı Formülü = Doğal Eğilim + Doğru Eğitim + On Bin Saatlik Akıllı Alıştırma

Şu halde kendi istek ve yeteneklerimiz doğrultusunda bir alan belirleyeceğiz, bu yönde bir eğitim alacağız ve on bin saat boyunca bilinçli pratik** yapacağız. Yani on bin saat boyunca aynı şeyi tekrar etmek değil, akılcı, bilinçli ve metotlu çalışmak başarıyı getiriyor.

Kitabı okurken ara ara kendi eğitim geçmişimi gözden geçirdim. Ben eğitim hayatımı nasıl başarıyla tamamlamıştım? Kendime nasıl bir çalışma yöntemi belirlemiştim? Bu yöntemi kendi kızıma ve öğrencilerime nasıl aktarabilirim? Aklıma ilk gelen Saint-Benoît Fransız Lisesi’ne yeni başladığımda benden bir yıl önce okula girmiş olan arkadaşımın tavsiyesiydi: “Fransızca dersine yazarak çalış, özellikle diktelerde çok faydalı oluyor.” Sekiz senelik eğitimim boyunca bu tavsiyeye hep uydum ve okulumu başarıyla tamamladım. Üniversite hayatımda bilgileri tablo halinde çalışma alışkanlığı geliştirdim. Şematize edip klasifiye ettiğim konsantre bilgiler beni başarıya taşıdı. Elbette ki ben tüm bu çabaları sarf ederken elimde “Nasıl Başarılı Olunur?” adlı bir rehber kitap yoktu. Dolayısıyla deneme yanılma yoluyla yöntemiyle yol katettim. Şimdi kızıma ve öğrencilerime öğrencilerime rehberlik ederken tamamen kendi tecrübelerimden yola çıkarak destek verebiliyorum. Barış Sarısoy’un “Başarı Okuryazarlığı Dersine İhtiyaç Var”*** başlıklı yazısında yer alan Başarı Okur-Yazarlığı dersinin ilkokul gibi erken bir dönemde öğrencilerin hayatında yer alması fikrini şiddetle destekliyorum.,

Bu kitabın “Başarı” kavramı üzerine kafa yoran herkes tarafından merak ve ilgiyle okunacağını düşünüyorum.

Öğrenme hevesinizin yaşamınız boyunca canlı kalması dileğiyle…


* Müzik Önerisi: Survivor – Eye Of The Tiger

** Ericsson bilinçli pratiği, “Kişinin performansının belirli yönlerini etkin bir biçimde geliştirmek amacıyla, genellikle uzman bir öğretici tarafından tasarlanan faaliyetler” olarak tanımlar.

*** Yazıya http://www.ogrenmeyoldasi.com/basari-okur-yazarligi-dersine-ihtiyac-var/ adresinden erişilebilir.

Yazan: #MGUSP Müge Çınar Veziroğlu

2 comments

Ne söylemek istersiniz?