Çocuklara Etkili Geribildirim Verme Üzerine Bir Yazı: “Nasıl Olunur Ki Daha Güzel?”

Çocuklara Etkili Geribildirim Verme Üzerine Bir Yazı: “Nasıl Olunur Ki Daha Güzel?”

Arya, o gün omuzları düşük bir şekilde okuldan eve geldi. Kafası çok karışıktı. Daha güzel olmasını nasıl sağlayacaktı. Kendisi daha güzel olmak için saçlarını en güzel tokasıyla bağlayıp örüyordu. Ama onların saçları bile yok diye düşündü. Onlara toka bile takamazdı. En iyisi ablasına sormaktı.

Merakla ablasına: “Abla, nasıl daha güzel olunur?” diye sordu.

Ablası: “Alış veriş merkezinde kulağında kulaklıkla müzik dinleyerek dolaşırsan tabi ki. Daha havalı oluyorsun çünkü.” diyerek yanıtladı Arya’nın sorusunu.

“Nasıl yani?” dedi kendi kendine Arya. Ama onların kulakları yok ki. Hem yirmi dokuzu ile nasıl alışveriş merkezine gidecekti? “Olmaz.” dedi. Bunu yapamazdı. En iyisi abisine sormaktı. “Hem o daha büyük bir okula (üniversiteye) gidiyor. Kesin o bilir.” diye geçirdi içinden.

“Abiii..” diye seslendi. “Nasıl daha güzel olunur?”

Abisi gülümsedi. Aklına gittiği dans kulübündeki kız arkadaşı geldi. “Hımmm…. Bir müzik eşliğinde dans edip gülümseyerek.” dedi.

Arya’nın kafası bu cevapla daha çok karışmıştı. Onlarla nasıl dans edecekti. “Hem hadi dans ettim. Bunu videoya çekip öğretmenime de göstermem gerekir. Bunu yapamam. O zaman da arkadaşlarım benimle dalga geçer ve güler.” diye düşündü.

Nasıl daha güzel olunur sorusu kafasında iyice büyümüştü Arya’nın. Bu yüzden başka hiçbir işi de yapmak istememişti o gün. Bu durumu açıklığa kavuşturmadan yarın okula nasıl gidecekti.

Zaman o kadar çabuk geçti ki Arya, babasının işten eve gelme saatinin geldiğini anlamamıştı bile. Kapı sesini duyunca hemen koştu. Babasına sarıldı. Babası odada koltuğa oturur oturmaz hemen kucağına atladı ve “Babacığım sana bir şey sormak istiyorum.” dedi.

Babası “Tabi ki kızım. Ne oldu bakalım?” diyerek Aryanın yanağına bir öpücük kondurdu. Arya, yüzünde büyük bir öğrenme merakı ile “Nasıl daha güzel olunur?” diye bir çırpıda sordu sorusunu. Babasının cevabı çok beklemeden geldi: “Tabi ki senin gibi güzel kızım.”

Arya bu cevabı beklemiyordu. “Ama babaaa onların saçları bile yok. Toka takamam ki onlara…” diyerek odasına doğru gitti.

Babası “Kimin tokası…kimin saçı yok?”diye sordu arkasından Arya’nın fakat; Arya babasının sorusunu duymamıştı bile.

En sonunda çareyi annesine sormakta buldu Arya. Çantasından defterini kaptığı gibi mutfakta annesinin yanında soluklandı ve o meşhur soru geldi: “Annecim nasıl daha güzel olunur?”

Annesi Arya’nın gün boyunca bu soruya cevap aradığını gözlemlemişti. Onun bu soruyu neden sorduğunu merak etmişti. Muhtemelen bir arkadaşıyla arasında Arya’nın saçları, tokası, elbisesi ya da ayakkabıları ile ilgili bir konuşma geçmiştir diye de düşündü ve şöyle cevapladı: “Herkesin kendini rahat ve mutlu hissettiği an olabilir Aryacım.”

Arya annesinin cevabının hemen arkasından içinde büyük bir merakla çantasından kapıp getirdiği defterini göstererek: “O zaman öğretmenim benim yazımın altına neden böyle yazmıştır anne?” diye sordu.

Annesi soruyu okuduğu anda Arya’nın gün boyunca kafasındakine cevap bulma mücadelesini biraz buruk bir şekilde anladı.

“Daha güzel yazmalısın.” diyordu Arya’nın yazısının altında.

Ve gerçekten neydi güzel olan ve nasıl olunurdu daha güzel?…..

Bu hikaye aracılığı ile çocuklara nasıl etkili geribildirim verilebilir üzerine paylaşımda bulunmak istedim. Söylediğimiz ya da yazdığımız her cümlenin çocuklarda nasıl derin anlamlar veya bazen de derin karmaşalar yarattığının fakında mıyız?

Özellikle anaokulu ve ilkokul çağında çocuklara etkili geribildirim verebilmek çocukların gelişimleri üzerinde büyük önem taşımaktadır. Öncelikle onların ne demek istediklerini iyi anlayabilmek ve sonrasında söylenen ve yazılan her sözün veya cümlenin onların dünyasında nasıl algılanacağını iyi analiz etmek gerekir.

Etkinliklerimiz sırasında çocuklarla çalışırken onları bol bol gözleme şansına sahip oluyoruz. İyi gözlem yapmak ve onları etkili bir şekilde dinleyebilmek etkili geribildirim verebilmek anlamında çok kıymetlidir. Etkili geribildirim verebilmek geliştirilebilir bir beceridir. Gözlem yaparken çocuklarımızın yaptıkları davranışlarının altında yatan nedenleri çok iyi analiz edip anlamalı ve sonrasında onları dinlerken hiç yorum yapmadan sadece dinlememiz gerekir. Bu şekilde dinleyip gözlemlerimizi de birleştirirsek etkili geribildirim verebilmek için elimizde çok değerli verilerimiz olmuş olur. Burada gözlemlerim sonucu çocuklara nasıl etkili geri bildirim verilebilir konusunda bazı önemli noktaları paylaşmak istiyorum.

Etkili geribildirim verirken;

  1. Samimi olmak ve etkili iletişim kurmak.

Çocuklarla iletişim kurarken samimi olmak çok önemlidir. Doğal olmayan her davranışı hemen algılayabilirler. Beden diliniz ve ses tonunuz her zamanki size ait olmalı ve seçtiğiniz kelimeler onların anlayabileceği düzeyde olmalıdır. Söylediğiniz şeyleri siz de yaparak onlara gerçek bir rol model olmalısınız. Geribildirim verme sırasında davranış üzerinde gözlemlerinizden bahsederken ne hissettiğinizi belirtmeniz samimiyetinizi de gösterecektir.

  1. Davranış odaklı olmak.

Geribildirim verirken çocukların kişiliğini zedeleyecek veya duygularını incitecek ifadeler kullanılmamalıdır. Direkt olarak onlara değil davranışa yönelik cümleler kurulmalıdır ve mümkün olduğunca somut ifadeler kullanılmalıdır. Arya’nın hikayesinde verilen geribildirim davranışa yönelik verilmemişti. Arya’nın direkt kendisine yönelik söylenen bir cümle idi. Bu durum da öncelikle onun kafasının karışmasına ve sonrasında kendini kötü hissetmesine neden olmuştu.

  1. Uygun ortamı oluşturup anında geribildirim vermek.

Çocuklara geribildirim verirken uygun bir ortam yaratmak gerekir. Özellikle, toplu olarak değil de bireysel verilecekse karşılıklı güvenin oluştuğu bir ortam oluşturmak gerekir. Geribildirim verilecek kişi ve veren kişinin sakin ve sessiz bir ortamda olması ve geribildirimin anında verilmesi değişmesini istediğimiz davranışın hemen sonrasında verilmesi gerekir. Öbür türlü çocuklar davranış ve geribildirim arasında bağ kuramayabilirler.

  1. Tanımlayıcı olmak ve özele odaklanmak.

Davranışa yönelik örnekler vererek direkt olarak değişmesi istenilen davranış tanımlanmalı. Hikayede yapılan geribildirim Arya’nın yazısına yönelikti; ancak net değildi. “Daha güzel” ifadesi çocuk için çok soyut bir kavramdı. Hangi davranışın düzelmesi gerektiği anlaşılmıyordu ve çocuk tarafından olumsuz bir mesaj olarak da algılanıyordu. Sizin neden bahsettiğiniz net bir şekilde anlaşılmalıdır. Söz konusu çocuklarsa mutlaka somut bir şekilde bahsettiğiniz davranışı, gözlemlerinizi de katarak tanımlamalısınız. “Bir D harfi yazdığını görüyorum. Şimdi şu çizgiyi yukardan aşağıya doğru bu şekilde indirip çizdiğin çubuğun alt noktasıyla birleştirerek göbekli bir D harfi yapmayı deneyelim mi?” gibi.

Gerçeği yansıtan övgüler kullanılmalıdır. Sürekli “iyi iş çıkardın” ya da “harikasın” demek geribildirimi anlamsız hale getirir. Çocuğu ve onun çabasını anladığınızı gösterir cümleler kurulursa bu durum onun başarısını da arttıracaktır.

  1. İyi olana odaklanmak.

Eğitimciler olarak genelde gelişmesi gereken alanlara odaklanırız. Bu kültür olarak bardağın boş tarafını görmeye meyilli olduğumuzdan da olabilir. Yalnız özellikle çocuklarda iyi olana, olumlu olana odaklanmak, görmek istediğimiz davranışları yapılandırmak anlamında çok önemlidir. Çocuklar iyi yaptıkları şeyleri daha da çok yapmak ve bunu sergilemek isterler.

  1. Harekete geçirmek.

Verdiğimiz her geribildirim değişim yaratmalıdır. Verdiğimiz geribildirimin kişiyi harekete geçirdiğinden emin olmalıyız. Çocuklar için bu durum genelde daha hızlı gelişir. Özellikle yukarıda bahsettiğimiz iyiye odaklanarak yapılan geribildirimde onların daha hızlı harekete geçtiğini görürsünüz.

Sonuç olarak uygun bir ortam ve anda samimi bir şekilde, gözlemlenebilir olan davranışa odaklanıp somut örneklerle çocuklara geribildirim verildiğinde onların bazen farkında olarak bazen de farkında olmadan harekete geçtiklerini gözlemleyebilirsiniz. Bu şekilde etkili geribildirimle davranıştaki değişimi görmek mümkün olacaktır. Etkili geribildirim vermek başta biraz karmaşık ve zor gibi gözükse de etkili geribildirimin süreç içerisinde çocukların merakla ve ilgiyle gelişen doğalarını cesaretlendirdiği ve onları beslediği görülür.  Hayatla olan bağlantılarını oluşturmayı destekler ve her türlü öğrenme ortamında bağ kurmalarını sağlayacak yolları da yapılandırmış olur.

Bırakalım güzeli biz değil onlar görsün. Biz sadece onların kendi güzelliklerini keşfetmelerine yardımcı olalım.

Kaynak: “MGUSP Modül 1 Kitapçığı”.


Yazan: #MGUSP Katılımcısı Ayşe Saday

Ne söylemek istersiniz?