Çocuklardan Bir Protesto: Benimle Oynayın, Telefonunuzla Değil!

Çocuklardan Bir Protesto: Benimle Oynayın, Telefonunuzla Değil!

Geçen gün 9 yaşlarında bir çocukla oyunlar hakkında yaptığımız bir sohbet esnasında, konu dönüp dolaşıp annesinin akıllı telefonuyla arasındaki yakın ilişkiye geldi. Sanırım biraz yaralı olduğu yeri açtım ki, çocuk uzun bir süredir içinde biriktirdiği birçok şeyi dökme fırsatı buldu.

Tabi bu yakarışı dinlerken bir süre sonra istemsiz olarak, gözlerimi açabileceğim en son noktaya kadar açıp çocuğu hayretle dinlediğimi fark ettim.

İşte yaklaşık bir dakika süren yakarışın kısa, özet hali:

“Annem benimle hiç oyun oynamıyor hep telefonuyla oyun oynuyor. Bazen sokağa çıktığımızda bile hep elinde telefon oluyor. Karşıdan karşıya geçerken ona araba çarpacak diye korkuyorum. Çünkü telefonundan kafasını kaldırmıyor. Onun için elinden tutup geçiriyorum onu karşıdan karşıya. Sanırım akıllı telefonunu benden daha çok seviyor…”

Bir süredir bu yakarışın üzerine düşünüp duruyordum. Durumun ne kadar vahim olduğu hakkında gözlemlerim vardı evet ama açıkçası bu kadarını tahmin etmemiştim. Genel olarak anne babaların çocuklarının akıllı telefon ve tablet bağımlılığını, bu konudaki rahatsızlıklarını duyduğum için madalyonun bu yüzünü görmek beni biraz şaşırttı. Fakat geçen hafta ana haber bülteninde karşılaştığım şu haber durumun ciddiyetini net bir şekilde anlamamı ve çocuklar için gerçekten bu durumun büyük bir sorun olduğunu görmemi sağladı…

Almanya’da, yukarıda paylaştığım çoğunun yakarışında ifade ettiği problemlere benzer problemleri yaşayan ve artık anne-babalarının akıllı telefonla olan samimi ilişkilerine katlanamayan çocuklar çareyi bir protesto gösteri düzenlemekte bulmuşlar.

Bir çocuğun fikri ve liderliğiyle başlanan bu eylemde çocuklar,  yürüyüş yaparak ellerindeki pankartlarda yazılı olan sloganları medyanın da desteğini kullanarak anne-babalara yüksek sesle anlatma fırsatı bulmuşlar.

Çocukların taşıdığı pankartlardaki birkaç slogan olayın vahimliğini anlamamıza yetecek düzeyde:

“Uçuş modu açık şimdi sıra bende!”

”Benimle konuş cep telefonunla değil!”

“Akıllı telefonlarla değil bizimle ilgilenin!”

“Çocuklara vakit ayırın!”

“Bizi dinleyin cep telefonunu değil!”

“Benimle oynayın telefonunuzla değil!”*

Bence çağımız bağlamında değerlendirdiğimizde, dünya üzerinde düzenlenen en değerli protesto gösterilerinden biri olarak kayda geçebilecek bir eylem. Ki dünyada da çok büyük yankı uyandırdı. Ülkemizde bu durumun çok gündeme getirilmediğini veya gerekli kıymetin verilmediğini düşünüyorum. Ama aynı problemi -hatta belki de çok daha fazlasını- çocuklarımızın yaşadığını görmek için oyun parklarına, alışveriş merkezlerine, plajlara vb. şöyle bir göz gezdirmek yeterli olabiliyor.  

Yukarıda belirttiğim gibi, birçok anne-babadan akıllı telefon ve tabletlerle ilgili olarak çocuklarının bağımlılıklarıyla ilgili söylenmeler duyduğumuz olur. Bu durum hem olaya tersten bakmak, hem de aslında sorunun çocuklara değil yetişkinlere ait olduğunu göstermek için iyi bir vesile.

Şu vakitten sonra, oyunun ve anne-babayla çocuğun geçirdiği nitelikli zamanın, çocuğun gelişimi üzerindeki bilimsel yolla açıklanmış muazzam etkisini konuşmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Ama gerekli olan şey bildiğimizi ve yapmamız gerektiğini düşündüğümüzü, davranışlarımıza, yaşamımıza taşıyabilmek sanırım.

Eminim ki yukarıdaki eylemler buna biraz olsun vesile olmuştur. Ben de bu yazıda, çocukların eylemi kadar etkili olmasa da durumun vahimliğini ortaya koymak, biraz da  olsa bilmekten öte yapmaya geçebilmeye vesile olmak istedim.

Kaynak:

https://www.ntv.com.tr/video/teknoloji/almanyada-cocuklar-telefon-duskunu-ailelerini-protesto-etti,1X_jYkIy606ZPvMX1G3izQ


 Barış Sarısoy

Twitter/instagram: @barissrsy

Yazar

Barış Sarısoy
Akademik Koordinatör & Eğitmen

Ne söylemek istersiniz?