Etkin Öğrenme için DUYGUSAL GÜVENLİK…

Etkin Öğrenme için DUYGUSAL GÜVENLİK…

Picture

İş dünyasında sıklıkla  küçük ve büyük işletmelerin çeşitli yönlerini inceleyen araştırmaları hatta yöneticilerin bu konuda girişimlerde bulunduklarını görmek artık sürpriz değil. Bu tip çalışmalarda insanların işlerinden istifa etmelerinin nedenlerini araştırırken görülen en sık sebeplerden birisi, yaptıklarını kimsenin takdir etmediğini hissetmeleridir.  Değerli hissetmek önemlidir..Öğrenciler ,çoğunlukla, kendilerini değerli hissetmedikleri zaman okulu ya tam olarak terk ederler veya bu süreç için para ödeyerek okulu  “terk” ederler. Saygı, kişinin kendini değerli hissetmesi  için bir araçtır , ancak yine de herkes değerli olduğunun sözlü olarak söylenmesini ister. Değerli olduğumuz söylendiği zaman, kendimizi artık  sevilmeyen, güçsüz, önemsiz veya red edilmiş hissetmeyiz.

        Araştırma gösteriyorki birçok kişi duygularını uyumlu ve anlayışlı dinleyicilerle konuşmayı tercih ediyor.  (Davis, 1996). Menzel ve Carrell (1999) öğretmenlerin sözsel yakınlığı öğrencilerin sınıfta  söz alma isteklerini arttırdığını bulmuştur. Sözsel yakınlık ,“biz” ve “bizim” gibi şahıs zamirlerinin kullanımı ile gelişir (Richmond, 2002).  Sözsel yakınlık öğretmenin iletişimini de arttırabilir (Trendholm, 1999). 7.  ile 12. sınıf arasında yapılan bir çalışma, daha yakın olmaları için  eğitilen öğretmenler bunu hissetmiş , sonuç olarak ta öğrencinin öğrenmeye doğru daha olumlu yaklaştığını görmüştür.(Richmond, McCroskey, Plax, & Kearney, 1986).

Richmond’a göre (2002) , “ Sözsel yakınlık arttıkça olumlu ilişki de artar. Diğer yanda,  sözsel yakınlık azaldıkça olumlu ilişki de azalacaktır.” (p. 68). Richmond aynı zamanda,  sözsel yakınlığın  öğrencileri cesaretlendirdiğini de iddia eder. Sözsel açıklamalar,  “Bana daha anlat,” “Anlıyorum,” veya “Lütfen devam et” gibi , konuşmacıyı devam etmesi için cesaretlendirir.

Etkili bir öğrenme lideri, gruptaki herkesin takdir edildiğine, katılımcılığına ve gerekli olduğunu hissetmesini sağlar.  Her öğrenci, gruba katkısının  ve kendisinin önemsendiğini bilmesi önemlidir. Öğrenciler bunu, grup üyelerinin gücünün ve emsalsiz niteliklerinin öğrenme lideri öğretmenleri tarafından  fark edildiği zaman, anlarlar.

Bu onaylama ve fark etme süreci dört uygulama adımı olarak tanımlanabilir. Bunlar ;  Kabul Etme, Takdir Etme  , Tanıma ve Doğrulama.

•   Kabul Etme,  bütün öğrencilerin hata yapmalarına  izin verilen, duygusal olarak güvenli bir ortamda olduklarını farketmeleridir

•   Takdir Etme,  diğerlerinin değerli olduklarını bilmeleri için yapılan minnettarlıktır. Bu özel bir yeteneği olduğunu fatk etmesi için yapılan bir iltifat, kişisel bir not veya özel bir yorum olabilir.Takdir Etme, saygının sözlü veya yaızılı olarak paylaşımıdır.

•   Tanıma  bireylerin farkına varmayı ve ilgilerinin, eşsiz oldukalrının ve bakış açılarını kapsar.  . Tanıma ,birine özel davranma, veya öğrencilerin çabalarını tebrik etme ve   ,  başarma veya bir doğumgünü kutlamak kadar basit olabilir.

•   Doğrulama  öğrencilerinizi hiçbir zaman hafife almayarak onlara saygı ve sınıfta kendilerini iyi hissetmeleri için destek  ve cesaret vererek sağladığınız takdirdir.

Bert Decker,  You’ve Got to Be Believed to Be Heard (Dinlenmek için İnanılmalısın) adlı kitabında şöyle tarif ediyor, hepimiz genellikle başlangıçta duygusal ve daha sonra mantıksal veya entelektüel olarak yeni bilgilere yanıt verme ya da yeni bilgileri öğrenme yeteneğine sahibiz. O halde okullarda etkili öğrenme ortamları oluşturabilmek için önceliğimiz duygusal güvenliği sağlamak olmalı diyebiliriz.

Okullarımızda öğrenme lideri meslektaşlarımızın hem öğrencileriyle  hem de meslektaşlarıyla kurdukları ilişkilerde bu dört adımı hatırlamaları ve uygulamaları bir başlangıç olabilir. Olumlu bir öğrenme ortamı ve yaşam alanı olarak okulu yeniden tanımlamanın bu ilk iletişim yaklaşımı toplumsal yaşama model olacak bir okul oluşturmamıza yarayabilir. Her bireyin temel ihtiyacı olan kabul görme ve sosyal, duygusal ve fiziksel güvenlik ihtiyaçlarını okulda dikkate almaya başlayan bir eğitim sistemi şiddet içermeyen bir iletişim dili kullanan toplumlara ulaşmanın anahtarı olabilir.


Yazar

Kayhan Karlı
Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu & Eğitimci

Ne söylemek istersiniz?