Oyun Oynamanın Çocuklara Kazandırdığı 20 Altın İlke

Oyun Oynamanın Çocuklara Kazandırdığı 20 Altın İlke

Çocuk için vazgeçilmez bir yaşama biçimi olan oyun , çocuğun en doğal öğrenme aracıdır. Oyun çocuklar için keşfetme , öğrenme ve kendini ifade edebilmenin en iyi yöntemlerinden bir tanesidir.

Neden oyun: Çocuk dış dünya ile ilgili merak ettiklerini öğrenmeye çalışırken çevresindeki bireylerden aldığı cevaplar onu pek tatmin etmez.  işte çocuk anlamlandıramadığı ve tatmin olmadığı cevaplar sonrasında oyuna kaçar.  Gerçeğin ne olduğunu anlamak bu kadar zorsa o zaman çözüm olarak yeni bir dünya kurmak kalır. Bu hayali dünya gerçek dünyanın izlerini taşır. Kurduğu oyunda bireyleri taklit eder ve henüz elde edemediklerini, tatmin olmayan isteklerini oyunda kendince keşfeder ve gerçekleştirir ya da oyun aracılığı ile deney imleyerek öğrenir.

Hayatının herhangi bir döneminde oyun oynamamış hiç kimse yok gibidir. Her insanın hayatında geçmişte oynadığı oyunların önemli bir yeri vardır. Oyunun çocuğun karakteri ve kişilik gelişiminde etkileri nelerdir? Anne ve babaların çocuklarıyla oyun oynamalarının önemi nedir? Bir öğretmen olarak bunu irdelemek istedim.

1- Oyun oynamak çocuklarımızdaki ”kurgulama duygusunu” geliştirir, bu da çocuklarda soyut düşünmenin aktif olarak çalışmasını tetikler.

2- Oyun oynamak çocuklardaki “empati ve sempati duygusunu“ geliştirir. Oyunda almış olduğu role bürünerek o rolde yaşayan insanların hayatlarını anlama şansını elde eder.

3- Oyun oynamak çocuklardaki “ konuşma” potansiyelini arttırır.

4- Oyun oynamak çocuklara kurallara uymasını öğretir, eğer kurallara uymaz ise neler olacağını deney imleme şansını sunar.

5- Oyun oynamak çocuklardaki “çözüm bulma“ duygusunu geliştirir.

6- Oyun oynamak çocuklardaki “paylaşma” duygusunu geliştirir.

7- Oyun oynamak çocuklardaki “iletişim” duygusunu geliştirir, aynı dili konuşmasalar bile aynı oyunda eğlenebilirler.

8- Oyun oynamak çocuklara “eğlenme“ fırsatı sunar.

9- Oyun oynamak çocuklara karşısındaki bir başka çocuğu anlama fırsatını sunar.

10- Çocuklar oyun oynarken bir nesne ya da aleti kullanmayı öğrenirken aynı zamanda hayal gücünü geliştirerek kullandığı materyaller arasında transfer yapmayı öğrenir, sopayı bacaklarının arasına alarak at gibi binebilir.

11- Oyun oynarken oyunda almış rolü canlandırırken hayatın içinde olan meslekler konusunda fikir sahibi olma şansını elde eder.

12- Oyun oynamak çocuğun motor faaliyetlerini geliştirir.

13- Oyun, çocuğa canının istediği zamanlarda değil; sırası geldiğinde yapması gerektiğini öğretir.

14- Ailesi ile iletişiminde ağlayarak elde ettiği her şeyi, oyun oynarken başka çocuklar tarafında ağladığında elde edemeyeceğini, hatta “mızmız ya da sürekli ağladığı için” bir daha ki seferde oyuna alınmayacağı uyarısını aldığında; duruma, kişilere şartlara göre “davranışlarını şekillendirmesi” gerektiğini öğrenir.

15- Çocuklar oyun yoluyla duygusal olarak deşarj yaşarlar. Oyun yaşı çocuğun duygularını anlamlandıramaz, oyun çocuğa aynı zamanda duygularını da dile getirme fırsatı sunar.

16- Sosyalleşme becerisini güçlendirir. Yeni arkadaşlar edinir.

17- Bir gruba ait olmayı, birlikte hareket edebilmeyi öğrenir.

18- Oyun oynarken farklı sosyal çevrelerden arkadaşlar edinir bu sayede yeni bilgiler ,kelimeler, lezzetler,malzemeleri, öğrenir.

19- Çocukları oyun oynarken izlediğinizde çocuğunuzu gözlemleme şansını elde edersiniz, çocuğunuzun olaylar karşısında vermiş olduğu tepkileri, yaşıtlarına göre davranışsal, bedensel, sözel, duygusal gelişimi açısından farkındalık kazanmış olursunuz.

2Ekran Resmi 2015-07-28 11.54.000- Oyun çocuklara hayatta her zaman kazanamayacağını, her işte ilk seferde mükemmel olamayacağını,yeterince uğraş verirse sonuçlarının her seferinde bir öncekinden daha iyi olacağını öğretir.Bu nedenle, çocuklarımızda oynadığımız ev oyunlarında her seferinde kazanmasına,her seferinde en iyi sen yaptın dememeye özen göstermeliyiz, bu şekilde davranarak egosunu okşadığımız çocuğumuz başka bir arkadaşıyla aynı oyunu oynadığında “babamı bile yendim senide yenerim “diye hareket ettiğinde yaşamış olduğu sonuç hüsran doğurabilir. Her kişi sizin çocuğunuza sizin kadar toleranslı olmayabilir ,özellikle yaşıtları, bu da çocuğunuzda başkaları ile iletişim kurmama,ben asla yapamıyorum, babamdan annemden, kardeşimden başkasını yenemiyorum duygusunu tatma,ya da kaybetmesi durumunda öfkelenmesine sebep olabilir.Bu nedenle evde oyun oynarken de kazanma-kaybetme duygusunu öğrenmeli, kaybettiğinde öfkelenip, ağlayıp, etrafa vurmak yerine başka tepkiler vermesi gerektiğini sizi gözlemleyerek öğrenme şansı olmalı.

Ne söylemek istersiniz?