… Saygı

… Saygı

İNSANA SAYGI… DÜŞÜNCEYE SAYGI… ÇOCUKLARA SAYGI… ÖZEL HAYATA SAYGI… GİZLİLİĞE SAYGI… DEĞERLERE SAYGI… KENDİNE SAYGI… HAKLARA SAYGI…

Bir gün, Eda okuldan kızgınlıkla geldi. Annesine arkadaşı Zeynep’in onu dinlemediğini, defterini alıp karalamalar yaptığını anlattı. Onunla bir daha görüşmek istemediğini söyledi, ağlayarak odasına gitti.

Eda’nın annesi Figen Hanım, Zeynep’in annesi Emel hanım ile çok eski yıllardan arkadaştılar. Figen Hanım ile Emel Hanım o hafta sonu buluşacaklardı. Kahve içmek için sözleşmişlerdi Buluştuklarında Emel Hanım, Zeynep’in hırçın davranışlarından yakındı. Kızdığında kapıyı çarptığını, eşyalarını izinsiz karıştırdığını, anneannesine kızdığında bağırarak konuştuğunu söyledi. Üstelik büyük kızının da kardeşinin eşyalarını izinsiz aldığını ve aralarında sürekli tartışma çıktığını anlattı. Figen Hanım üzülmüştü. Uzun zamandır tanıştıkları için birbirlerinin aile yaşantılarını da çok iyi biliyorlardı. Figen Hanım önce çocukların arasında geçen olayı  anlattı. Bu duruma çok üzüldüğünü belirtti. Emel hanım da çok üzülmüştü. Ancak ne yapabileceğini bilemiyordu. Figen Hanım, “Emel’ciğim, aslında biz çocuklarımıza örnek oluyoruz. Hani geçen ay görüştüğümüzde sen de çocuklara kızıp kapıyı çarptığını, Ahmet ile de birbirinize kızdığınızda çocukların önünde tartıştığınızı hatta haber vermeden Ahmet’in geç geldiğini anlatmıştın.” dedi. “Siz böyle davrandıkça çocukların saygı göstermesini nasıl bekleyebilirsiniz ki?” diye ekledi. Emel hanım, arkadaşının sözleri ile üzülüp biraz sarsılsa da doğru söylediğini biliyordu. Figen Hanım üzülmemesini, bunlara dikkat ettikçe çocukların da davranışlarının düzeleceğini söyleyerek onu teselli etti. Ardından Eda’nın jimnastik antrenmanının bitme saatinin yaklaştığını fark etti. Onu son beş dakika izleyeceğine söz vermişti. Hemen kalktı ve kızının antrenmanının olduğu salona doğru yürümeye başladı.

Antrenmandan sonra Eda ile babasını da alıp hep birlikte yemeğe çıkacaklardı. O arada Metin Bey telefon açtı. İşlerini tamamlayamamıştı. Telefonda Eda ve Emel hanımın yemek yiyecekleri yere önce gitmesini kararlaştırdılar. Metin bey yemeğe sonradan katıldı. Emel hanım ve Eda da Metin beyi meyve suyu içerek beklemişlerdi. Eda,   “Baba kurt gibi acıktım iyi ki daha fazla geç kalmadın.” dedi. Metin bey de beklettiği için eşinden ve kızından özür diledi ve çarçabuk yemek yemeğe başladılar.  

Kıssadan hisse:

  • Önce siz çocuklarınıza saygı duyun,
  • Aile bireylerinin hepsine söz hakkı tanıyın,
  • Farklılıklara saygı gösterin ve olduğu gibi kabul edin,
  • Kardeşleri ve arkadaşları ile kıyaslamayın, her birey faklıdır,
  • Disiplin anlayışınız olumluları vurgulama, sevgi ve saygı göstermeye dayanıyor mu, değerlendirin,
  • Başkalarına kaba davranmayın ki o da davranmasın, 
  • Çevredeki kişilere saygı gösterilecek davranışları anlatmak yetmez, siz de uygulayın,
  • Kırıcı şakalar ile onun kendine güvenini ve saygısını sarsmayın,
  • Aile büyüklerine ilgi ve saygı gösterin,
  • Düşüncelerine saygı gösterin, kabul edin. Tercihlerine saygı gösterin,

ki kendine ve başkalarına saygı duyan bireyler olsunlar. Farklılıkları kabul etsinler. İnsan olarak, birey olarak çevresindekilere değer versinler. Sorunları anne baba olarak yansıtmayın ki size güven ve saygı duysunlar. Anne, babaya baba, anneye değer verdiğini göstermeli ki çocuk, cinsiyet ayırt etmeksizin arkadaşlarına ve ilerde eşlerine değer versin, saygı göstersin. 

Kendini değerli hisseden birey çevresindekilere değer verir. Saygı olmayan toplumda tartışma, kavga, hoşgörüsüzlük vardır. Tahammül yoktur. Tüm değerlerin içi boşalır. Uyumsuzluk, şiddet davranışları artar, toplumsal kaos baş gösterir. Öyle ise saygısızlık ve şiddet davranışlarını değiştirmek için sizce nereden başlamalı?

Ne söylemek istersiniz?